gezi parki

meseleyi üç beş ağaç ile sınırlayan ne kadar mal varsa siktirsin gitsin e başta.

istanbulun göbeğinde yer alan "üç beş ağacı" ticari amaçları uğruna heba edecek olan sözüm ona iktidara yönelik gerçekleştirilen ve gayet de masum gösterilen olaylar aslında çok daha derin bıçak yaralarına olan bir tepkidir. on yıldır acımasızca toplumuma dayatılan neoliberal ekonomi ve vahşileştikçe vahşileşen ılımlı islamcıların kaynaşmasının yarattığı rahatsızlıktır bu. bu eli kanlı kardeşliğin kurbanı yine halk, yine biz... hatta atılan her biber gazı sonrasında sevinçten çılgına dönen, akp'nin yaptığı iyi/kötü her türlü hareketi destekleyen yandaş, evet sen de kurbansın.

başbakanın da dediği gibi bu olay siyasi bir ideolojidir. "ben bilirim, ben yaparım" ideolojisine karşı bir isyandır.

taksim, gezi parkı, istiklal, beşiktaş... hepsi birer semboldür, anlatılmak istenen baskıcı, narsist, vurdumduymaz ve vicdandan yoksun iktidarın siktir olup gitmesidir.

turk basini

çok değil bundan dört beş yıl önce flaş haber diye manşetlere geçecek haberler artık es geçiliyor ne yazık ki! gözün gördüğü vazgeçilmişliği ilelebet inkar edenler ise şu an karagül'ün götü, kuzey'in siki gibi şeylerle meşgul.

neticede türk basını çalışıyor azizim.

ecesu1

yei yetme, yazar adayı falan filan. bunun ikisi üçü de gelecek mi?

yazarlarin en uzun suren asklari

9 yıl sonunda bana dokuz doğurtan, aklımdan şüphe ettiren bi ilişki içerisindeyim. ne kadar sağlıklı bi fikrim yok tabii.

aska asik kizlar

tercih meselesi. önemli olan obje değil fikirdir ziyniyetinin bok yemesi.

kobim

sözlükte geçirdiği 126 günde 35 entry giren 6. nesil yazar. kimse görmemiş. ben olsam çeker giderdim.

ask lazim

bir salak klibi olan şarkı. sokaklar da böyle lay lay kay kay insanlarla dolu zaten.

kemal eksioglu

başkalarının kahkahası ile beni güldüremezsin dostum. o sayfada yayınladıklarını ben kendim de bulurum. özgün değilsin. out!

genc werther in acilari

kitabın yazıldığı dönemde almanya “werther salgınına” uğrayarak, ortalık mavi ceket, sarı pantolon giyen duygulu gençler tarafından istila edilmiş. sonra da intihar edenleri mi ararsın efendime söyleyim sağda solda elinde kağıt kalem sözüm ona şiir yazanları mı...

laf aramızda kitaptan sonra nişanlı kızlara olan ilginin bir hayli arttığı da söylentiler arasında.

zsolt

ahahahah kıreyzimen seni! yamuk yapmışım ya ne ilginç benim dahi haberim yok.

huzur

“huzur” romanı, “ihsan”, “nuran”, “suat” ve “mümtaz” başlıklarını taşıyan dört bölümden oluşur. bunlar romanda yer alan ve önem arz eden kişilerin adlarıdır. fakat bu bölümlere bu kişilerin adlarının verilmesi, bu bölümlerde bu kişiler anlatıldığı için değil, romanın konusu içerisinde bu kişilerin önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamak içindir.


“huzur” romanının en belirgin konusu, mümtaz’la nuran arasında yaşanan ve sonu ayrılıkla biten “aşk”tır.

huzur romanında “aşk” temasının yanında “huzursuzluk, mutsuzluk, hüzün” gibi temalar da ağırlıklı olarak işlenir. romanda yer alan kişilerin çoğu yaşamda aradığını bulamamış, bunalım içinde olan, hastalıklı kişilerdir.

romanda geri planda işlenen tema ise “savaş”tır. bu her an çıkması muhtemel olan ikinci dünya savaşı’dır. sokakta, çarşıda, kahvede insanlar sürekli olarak çıkması beklenen bu savaştan konuşurlar. insanlarda savaş nedeniyle korku ve tedirginlik vardır. nitekim romanın sonunda savaşın başladığını görürüz.


huzur romanının gerçek zamanı, 24 saatlik bir süreyi kapsar. bu bir günlük zaman dilimi, ikinci dünya savaşı’nın başladığını haber veren satırlarla tamamlanır. yani roman, ikinci dünya savaşı’ın başlamasından bir gün önce başlar, savaşın başlamasıyla sona erer. bu bir günlük zaman dilimi, romanın birinci ve dördüncü bölümlerinde anlatılır. ikinci ve üçüncü bölümlerde ise yazar, bir yıl öncesine gider.

saatleri ayarlama enstitusu

toplumun, kişilerin ve sebep sonuç ilişkilerinin içine derinlemesine girebilme ve teknik roman birliğinin kurulabilmesi eserde gözümüze çarpan ilk özellikler. yani tanpınar’da kişilerin ruh dünyası dostoyevski denli analiz edilmekte; tanpınar toplumu tek elde balzac kadar ustaca görebilmektedir ve bunları roman ille de roman kurgusunu mükemmel kurarak verebilmektedir. ayrıca, handiyse tüm büyük romancıların ortak özelliği olan mizah (tabi ki anlatımın içine uygun ölçüde yedirilmiş bir mizah) tanpınar’da stendhal kadar ince ya da dickens kadar bilinçli bir şekilde mevcuttur.

bes sehir

ahmet hamdi tanpınar, bu eserin konusu için: 'hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır.' demektedir.

tanpınar'ın en önemli denemelerin­den biri olan bu kitapta beş şehir anlatılmaktadır: ankara, er­zurum, konya, bursa, istanbul. tanpınar' ın gözlemleri, etkile­yici üslubu birleşince edebiyatımızın en değerli eserlerinden biri doğmuştur.

türk edebiyatında en kıymetli denemelerden biridir.

meydan sozluk te yazarlarin kendilerini bir bok sanmasi

<bkz: onun ben amina koyayim>

broken city

autsayd tripin in dı brokın sitii diyerek evde, yolda, otobüste, okulda, sinema tuvaletinde kendinizden geçmenize vesile olacak bir şarkıdır. çohoş lan !

harbi delikanli sozler

adam gibi sevenlerin aldığı en güzel ödüldür yalnızlık...

t: yakın zamanda kezban enstantaneleri ile başgöz edeceğimiz sözlerdir.

istanbul kasidesi

18. yüzyıl divan şairlerinden nedim bu kasidesinde istanbul'un marmara ve karadeniz arasında bulunmasından, bahçelerinin insan ruhunu açacak kadar güzel olmasından, güzellik bakımından cenneti andırmasından, havasının ve suyunun son derece iyi olmasından söz ediyor. bunlar o dönemde bir mekânın güzelliğinde en fazla aranan özelliklerdir.


bu şehr-i sitanbûl ki bî-misl ü behâdır

bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır



bir gevher-i-yekpâre iki bahr arasında

hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır



altında mı üstünde midir cennet-i a'lâ

elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevâdır



insâf[ı] değildir anı dünyâya değişmek

gülzâr[ı]ların cennete teşbîh[i] hatâdır



istanbul'un evsâfını mümkün mü beyân hiç

maksûd[ı] hemân sadr-ı kerem-kâra senâdır



ez-cümle nedîmâ kulun ey âsaf-ı devrân

müstağrak-ı lütf u kerem ü cûd u atâdır

kuzey kutbu nu kurtar

kuzey kutbu için atılmış bir adım. interaktif medyanın gücünü görmek adına güzel bir çalışma. nerde hareket orda bereket.

http://savethearctic.org/...aign=sta_250113_friends

meydan sozluk nostalji gecesi

eski olan ne varsa gün yüzüne çıkartma gecesidir. işte tam da burada büyük balık küçük balığı yer.

seni yerler

ne zaman dinlesem ve eşlik etmeye kalksam dudaklarım öne doğru gidiyor ve gözlerimi kısıyorum. halimi tavrimi yer yer çirkef, yer yer şuh olmaya zorlayan bir ruh haline sokuyor bu şarkı. *